Bir süredir böyle konulara değinmiyordum. Biraz araştırma sonrası bir de ben fikirlerimi yazayım dedim.

Öncelikle türban meselesi Türkiye gündeminden indi ineli, böyle konuları konuşmamız çok daha rahat bir konuma geldi. Neymiş efendim türbanlılar şöyle yapacak böyle yapacak mevzuları vardı. Bitti gitti abi. İran'a falan da dönmedik. Hatta İran'daki söylenti Türkiye olur muyuz diye büyümüş şu sıralar :)

Bazı laik (sözde laik) kişiler okula gönderdikleri çocuğunun başına türbanlı öğretmenler atanmasından rahatsızmış. Çocuğa kötü örnek oluyormuş. İçimden diyorum napıyor çocuğa zorla elif ba falan mı öğretiyormuş? Tabi oraya giren yok.

Şekilcilik, insanların içinde ur gibi bir hastalık. Ameliyatla bile çözümü yok. Hani Amerika'da zencilere uygulanan o faşişt uygulamalar varya burada da müslüman kimliğe sahip insanlara uygulanıyor. Hayır madem bundan rahatsızsın, al çocuğunu evde kendin eğit.

Bilmiyorum içinde nasıl bir ruh var bu insanların. Türban takıyor diye birisi senin çocuğuna nasıl bir kötü etki yapabilir? Hani bu nasıl bir gerekçe olabilir. Aksine böyle tam tersi bir insan olsa iyi mi bir etki yapacak?

Mesela benim eğitim aldığım yıllarda ilk okul öğretmenim resmen böle komünist ruh taşıyan bir kadındı. Bize, gazeteci demeyin, onlar gazete satmıyor gibi böyle dönemin alternatif faaliyetlerine yönlendirirdi. Yok camiye gitmeyin orada işte gericiler var falan diye öğretirdi.

Şimdi öldü mü kaldı mı bilmiyorum ama... Her ne kadar eğitim açısından iyi biri olsa da ruhunda böyle bir bozukluk vardı.

Yazık mı yazık...

Neymiş efendim sen kadının başındaki türbana takacağına çocuğuna ne empoze ediyor ona bak. Ha varsa bunun gibi bir şey ha o zaman müdahale et. Ama şu şekilcilikten bir kurtul be. 2020'ye geliyoruz. Yeter çık mağaradan.

156 kez gösterildi.



Birthday Girl - Haruki Murakami