Bir kötü kitap daha, çevirmenin suçu yok. Cidden ingilizcesini alıp bir daha inceledim. Adam aynen çevirmiş.

Margaret dediğimiz ablamıza bir bakacak olursanız zaten edebiyat ile bir alakası olmadığını göreceksiniz. Bu tür insanlar bir süre önce benim de çevremde vardı, kendini dünyanın en iyi yazarı sanan birisi. mesela ben kendimi dünyanın en kötü yazarları arasında sayarım kafadan... Adam bir acıklı hikaye bulup onun altına bişeyler yazıp millete kaktırma derdindeydi. Gerçekten yazdıklarına baktığımda içimde böcekler falan geziniyordu, o kadar felaket.

Şimdi acıklı bir Libya olayını ve göçmenleri bu kadar ruhsuz ve sadece sinema ögelerine ayırmak da neyin nesin... Hani insanlara alın paranız kadar konuşun demek gibi bir şey olmuş.

Ne okuyucu hikayeye girebiliyor ne de oradaki karakterlerin bir noktasına odaklanıyor. Geçip giden kareler... Acıklı hikaye şeklinde bir anekdot sonra bunun kitabın finalinde tamamen boka sarması. (Hele orası acı verici.)

Bence bir kitap yazılırken bir amacı olmalı, kendine de hitap edebilir. anlarım ama olay sadece farklı olsun, hani sahnede silah gözüktü illa patlatıcaz mantığı olursa... O hikaye olmaz olsa olsa, üçüncü sınıf tv dizisi olur.

Brezilya'ya alalım.

132 kez gösterildi.



Rusça Derslerine Başlama Şerefine