ERKAN KAVAS

ENTREPRENEUR


Ulan İzmir!

Boş boş cümleler kurmak, aptal aptal çıkarımlar yapmak için yazmıyorum bu yazıyı… Sanırım böyle bir şeyi uzun süredir planlayıp bir ışık bekleyip öyle yazasım vardı. Sonunda o Işık’ı buldum hem de nasıl bir yerde… Aslında dibimde… Bazı şeylere bu kadar uzak olup aslında bir o kadar da yakın olabilmek nasıl bir duygudur bilmiyorum. Aslında biliyorum da bilmemezlikten geliyorum. Hayatın insanı nerelere götürebileceği hususunda çok yazılar yazıldı, çok hikayeler anlatıldı, çok belgeseller, filmler çekildi ama gözünün önünde olan, gerçek olan gibisi yok. Hayatımı bir noktada bitirmeye karar verirsem hep zirvede olsun diye düşünürdüm… Ama bunun böyle olamama ihtimalini bir kez daha gördüğümde, şunu anladım… “Bazı şeyler elimizde değil” hatta “Bazı şeylerin bizimle bir ilgisi bile yok!” ve hatta “Bazı şeyler aslında bizimle tamamen iç içe…” Eskiler hep der ya su testisi su yolunda kırılır, bence kırılmasa bile bir yerden çatlar su sızdırır, yani oradan başka bir şey sızma ihtimali yok denecek kadar azdır… Ömrünüzde hep bittişten sonra dirilişe geçemeyebilirsiniz, hani geleneksel vardır ya büyük mafya babası sonra dergahta bir hizmetçiye döner. İşte bu her zaman olmuyor. Yani vücudunuza yansıyan işaretlere bakınca böyle olmadığını görebiliyorum. Ya da gözlerinizin içinde sonsuz bir nefret varsa da böyle olmuyor. Hepimiz çok ciddi badireler atlatıyor peki sonrası ben özellikle buraya bakıyorum… Peki sonrası… İşte o sonrası şok edici sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Yani siz bir limana sığındıysanız artık gemileri de yaktıysanız… Burada yaşamaya burada yeni bir hayat kurmaya hazırsınız demektir. Ama halen eskiye bir yöneliminiz varsa… İşte bu şok. Gerçekten şok edici bir gerçek bu halen akıllanmadınız anlamına gelebilir. Para çok değerli bir şey değil. Yani gider gelir, yine kazanırsınız gider bir loto kuponu doldurur eskisinden daha zengin olabilirsiniz, haram helal konusuna da aldırmayan bir adamsanız bu konuda çok da enteresan durumlar olmaz ama peki sonrası işte… İnsanlar size haydan gelen huya gider demeye hazırdır… Önemli olan sizin böyle yapmamanız yani ne bileyim cehennemde bir çiçek saksısında çiçek yetiştirmeye çalışmak gibi bir şeyden bahsediyorum. Yani o umudu hep taşıyabilmek. O gittiyse içinizden işte o zaman korkunç bir kişi olursunuz. Size bir gece sabrederler… Bir gece direnirler… Sonra kapıyı gösterirler… Üzüldüm aslında evet ama sorsalar üzülmediğime yemin etmek zorundayım. Çünkü sizin iyiliğiniz için dünya ateşi ile bir daha kavrulmanızın gerektiğini düşünmem. Yoksa size karşı bir art niyetim yok. Kalkıp 20 tl nin lafını edecek de değilim, öyle bir adam hiç olmadım… Sonsöz : Hayat, dün - bugün ve yarından ibaret. Bunu iyi düşünmelisiniz. Bir daha yazıyorum dün? bugün? peki yarın? Selam ve dua ile…