Öncelikle yaklaşık 2 yıl sinemia birisi kullanmış birisi olarak birçok bilgiye sahibim tecrübe bazında ama burada vereceğim bilgiler sinemia'nın kullanımı dışında sistem mantığını da anlatıyor.

Öncelikle Rıfat Oğuz sinemia'yı kurduğunda olayların bu noktaya geleceğinden cidden habersizdi. Ego'nun hayat bulmuş hallerinden birisine sahip birisi için çok iddialı bir projeydi. Ama bazen yaptığınız projelere yürü ya kulum diyorlar ya öyle bir durum oldu. Neyse detaylara geçelim.

Sinemia, sinema biletlerinde size aylık paketler satan daha sonra haftalık bazlara falan inen bir kart uygulamasıydı. İlk başlarda sdize çıkarttığı bir ön ödemeli kart ile sinema biletlerinizi almanızı sağlıyordu. Kullandığı sistem ininal denilen bir kart uygulamasıydı.

İşlem basitti, siz gideceğiniz sinemayı seçtiğinizde kartınıza belirli bir nakit yatıyor daha sonra gidip sinemada onun kredi kartı gibi kullanıp biletinizi alabiliyordunuz. Yani ön planda hiçbir anlaşma yoktu. Hatta kendimde tecrübe ettim fişlerde 9-12 tl arası bilet fiyatları oluyordu. Bu neredeyse normal sinema bileti parasıydı.

Peki siz aylık 30-40 tl vererek nasıl hergün sinemaya gidiyordunuz. Şöyle; sistem fitnesslar gibi işliyordu. Saadet zinciri gibi insanlar sisteme alınıyor. Sinemia her ay bir ortalama yapıyordu. Mesela siz 30 tl verdiğiniz maksimum 3 film gibi birşeyin parasını vermiş oluyordunuz. hatta ödeme kesintileri falan düşünce hele bir de istanbul'da falansanız ancak 1 sinemanın biletinin parasına 30 günlük alım yapmış oluyordunuz.

Farzedin 3 kişiyiz, birimiz ayda 5, ikincimiz 3, üçüncümüz ise 1 kere filme gitti. Toplam gidiş 9 film oldu değil mi? Bunun sinemiaya maliyeti 90 tl dersek. Aylık hepimizden 30'ar tl aldığı için neredeyse kafa kafaya geliyordu.

Bunu bir de diğer aylara uyarlayın. İlk ay 10 film, diğer ay 4 film sonra hiç gitmediniz. Sinemia işe bu noktada artıya geçiyordu. Sistem çökmeden ilereliyordu. Türkiye'de bu sistem yürüdü çünkü halkımız maymun iştahlı. Bir şeye başlar devam etmez, geri almak için hakkını da aramaz.

İşte sinemia ne zaman Amerika'ya açıldı. İşler boka sardı insanlar orada parasını geri istedi. Geri de aldı. İşler bizde ki gibi değil orada...

Sonuç olarak saadet zinciri gibi yürüyen sistem alınan destekler yatırımlar ile yürüdü gitti. Hatta sosyal medya ve webde yürütülen kampanya ile insanlar zincire eklendi. Ama sonra işler sarpa sardı. Üye azaldı. Azalan üyeler sinemaya gitmeye başladı. Aylık değrerlendirmeler felaketi gösterdi ve firma gümledi.

Mesela ikinci abonelik yenileme aşamasında bana 4-5 kat fiyat cekmişlerdi. Daha sonra baska bir kampanyada yine ucuza almıştım.

Son zamanlarda sinemia sistemde bu gidişi toparlamak içi ekstra ücretler almaya başladı. O da yemedi. İnsanlara zorluk çıkardılar kapıdan 3-4 kere dönmüşümdür. Böylelikle o gün filme gidemediniz para ceplerinde. Ama sanırım 2016 yazın çok fena bir kitleme yapmıştım onlara.

3d ve imaxlere bir ay boyunca durmadan gitmiştim. En azından 30 tl olan bu biletler X 30 900 tl sokmuşumdur.
Sonra zaten abonelik yenilemedim. İşler boksa sarmıştı.

Totalde ne verdiysem parayı geri aldım kâra geçmiştim. Ama bu herkes için öyle olmadı son zamanlarda bilet satılan adamlar mağdur da mağdur. Halen mağdur etmeye devam ediyorlar.

Son değişen sinema yasası da tuz biberi oldu. Sinemia bitti battı diyebiliriz.

378 kez gösterildi.



Mavi En Sıcak Renktir Filmi İncelemesi