İnsan şaşırsa mı duvarlara mı vursa başını? bilemiyorum. Ama vardır bir hayır demek en iyisi. Anlamak zor, anlamlandırmak zor. Yarı yaşımda insanların hayattan emekli olması, her şeye nefret duyması hep bir suçlu araması gerçekten kötü bir durum. Sadece onlar için değil onlara yardımcı olmak için el uzatanlar için de...

Önerilen Yazı : Mustafa Kutlu İyidir! Okunmalı!
Mustafa Kutlu'yu böyle bir zamanda tavsiye edecek birileri de varmış. Cidden sevindim. İnsan böyle zamanlarda bazı şeylerin değerini daha iyi anlıyor, sanırım bu da o anlardan birisi.

Bu hale neden geldiler diye sorgulamak istemiyorum çünkü herkesin kendi dünyasında içinde veya dışında sebepler vardır. Ama bir insanın güne iyi başlaması saat 13'ü biraz geçerken bütün lafların ağzına tıkılması acı be usta.

Ne bileyim elimden geleni vereyim diyorum, x yerden gelecek şunu y'ye aktaralım diyorum. Yoksa ben buna mecbur değilim, imzaladığım senette yok... Ama ne diyeyim acı çeken benim be usta. Ama ben dayanıyorum. Benim deri biraz kalın iğne girmez, bıçak geçmez...

Üzülüyor insan hani gözü gibi büyüttüğü işi 3 kuruşa satar gibi. Kendi yazdığı kitapları çöp tenekesine bir taşımadan yakın bunları der gibi. Bunları aşan bir adam için x şahsının dünyası kararmış hayattan ayrılmış üzüntüsü ne ola ki... Ama üzülmüyor muyum?

Dün gece 1'e kadar uyumadım. Dünyamda gördüğüm bana negatif enerji veren insanları birer birer yok etmeye karar verdim. Sonra dedim ki onlar da insan benim çekip gitmem bellki bir gram etki bırakmaz ama ulan adam sırf benim yüzümden bir günaha falan girer, bizim de üstümüze yazılır bu... Allah'tan korktum. Ondan dedim yavaş yavaş. gideyim ki... Gerçekten pozitif insanlar için zamanım olsun. Malum gün 24 saat bunu baya baya dolu yaşıyorum 3-4 saat uyku 20 saat gözler açık. Baya ciddi bir rakam bu...

Dedim bunun birazını da olsa boşa harcamayalım, dünyasında işleri bitirmiş istifasını yazmış insanlara anca dua edebilirim. Yoksa akacak kan damarda durmaz. Artık o insanlara fikir vermenin destek olmanın faydası yok. O adamlar kendilerine yeni yollar bulacak. Ancak dua edebiliriz.

Şimdi diyecekler belki senin tuzun kuru... Yok abi benim tuzum öyle bildiğin gibi kuru değil. Kuru olanı da kurutacaz diye dağlarda ayılarla boğuştuk, ipneler ile cebeleştik. Ama üzgün müsün... Malesef. Neden biliyor musun? Olmadı diye değil, başarısız oldum diye değil... Keşke yüzünden üzgünüm. keşke...

Keşkeler çok acı şeyler, çok acı duygular...

Normalde geriye dönüp bakan orada takılan insan değilim... Yıkılan eve kapanan, kapıları kapatan biri değilim. Ama keşke geldi mi dile... Acı veriyor.


Erkan Kavas Yazar : Erkan Kavas

Uzun süredir üniversite sıralarında hayatını geçirirken bir gün aydınlanıp normal insanlar arasına dalmıştır. O gündür bugündür gerçekten nefes almanın ne demek olduğunu biliyor. Hiç durmadan nefes almaya devam ediyordur. Asıl mesleği web, mobil yazılımcılığı olsa da, favorisi ios geliştirme ve seocu taklidi yapmaktır.



311 kez gösterildi.

Yorumlar