ERKAN KAVAS

ENTREPRENEUR


Diyanet'in Başında Olsam...

Önce ne yapardım diye düşünüyordum eskiden. Şimdi artık tek bir dileğim var. Öncelikli olarak şu para mevzusuna bir el atardım. Nedir kardeşim bu camileri tımarhaneye, cami imamlarını dilenciye çeviren sistem? Ayıp değil mi bir cami imamının görevi imamlık yapmak mı dilencilik yapmak mı? Koyarsın diyanetin kutusunu isteyen atar isteyen atmaz. Nedir bu yönlendirme nedir bu acayip hayat. Antalya şehrinde oturan bir adamın Jamaica'daki bir cami için yardım toplaması ne kadar mantıksızsa, bir imamın tadilat yaptırdığı imam evi için 5bin tl istemesi de o kadar mantıksızlık. Jamaica'da cami yapılıyorsa bunu oradakilerden istersin yetmezse bir iş adamı bulursun yardımcı olur. Antalya'dan parayı topla sonra bu paraları oraya gönder pul olur kardeşim o. Ha bir de o parayı hangi kesintilerle gönderiyorsun burada bin tl toplandı Jamaica'daki camiye kaç tl olarak vardı. Geçen yine kafam bozuldu Bimer'den yardırdım yukarıda bahsettiğim imam evi için. Zaten önceden 80bin tl para verip camiye ev aldılar. Aslında rezillik bu. Bir de eski çıkan imamdan sonra gelen imam 5 bin tl para istiyor ve bu parayı makbuz karşılığında değil, direk yaptırdıkları yere ödeme şeklinde gayri resmi olarak istiyor, bu resmen eşeklik kardeşim. Tabi makbuz kesebileceği bir şey değil ki. Ha bir de şu mevzu var, Aksaray'da çok yaşıyordum çocukları namazın sonunda kapının önüne dikip bağırttırmaları, cami böyle bir yer mi, kabzımal mı bu çocuklar pazar yeri mi cami? Bu duygu sömürü değil de nedir? Akparti'nin Bismillah'ı kullanması her ne kadar yasaklanıyorsa bir zahmet o muhalefet partisi buna da el atsın, hadi desin bu duygu sömürüsü diye ama olur mu olmaz tabi? Aman oyu falan düşer. Sonuç, abi siz para vermeyin bir kere isticekler iki kere isticekler sonra gidecekler bu tür imamları da şikayet edin deli gibi... En güzeli beni Diyanet İşleri Başkanı yapın çözeyim meseleyi bir günde...